|
|
TÜRK VE DOĞU KLASİKLERİ |
 |
ARABA SEVDASI
- Recaizade Mahmut Ekrem
312 sayfa ,
ISBN : 975-9099-37-3
Bihruz Bey, bir paşazadedir. Babası ölünce Bihruz'la annesine
büyük bir miras kalır. Bihruz Bey, hazır paranın bitmeyeceğini
sanarak kendini gezme ve eğlence kaptırır, alafranga giyinmek,
yerli yersiz Fransızca konuşmak, lüks faytonunda tur atmak
başlıca meraklarıdır. Bir gün, o zamanki gezinti yerlerinden
Çamlıca bahçesinde genç ve güzel bir kadın görür. |
 |
BİZE GÖRE FRANKFURT SEYAHATNAMESi - Ahmet Haşim
140
sayfa , ISBN : 975-9099-48-9
Frankfurt Seyahatnamesi; Ahmet Haşim'in böbrek rahatsızlığı nedeniye, tedavi olmak amacıyla
yaptığı Frankfurt yolculuğu ile ilgili notları içerir. Bize Göre
ise Ahmet Haşim'in İkdam gazetesinde yayımladığı yazılardan
seçtiklerini ve ikinci Paris yolculuğu izlenimlerini bir araya
getirmiştir. |
 |
ÇAĞLAYANLAR -
Ahmet Hikmet Müftüoğlu
176 sayfa , ISBN :
975-9099-40-3
Yazar; Çağlayanlar adlı yapıtında Türk
tarihinin çeşitil dönemlerini, bu dönemlerdeki acı olayları,
halk bağlamında ele aldı. Çoğu zaman süse, yapaylığa ve söz
kalabalığına kaçan biçemiyle genç yazarları etkiledi. Dilin
arıtılması, yazım kurallarının saptanması gibi konularla
yakından ilgilendi. |
 |
DEDE KORKUT
HİKAYELERİ
240
sayfa , ISBN : 975-9099-43-8
Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz
boyları arasında oluşmuş destansı öykülerin bir derlemesidir. Dede
Sultan, Korkut Ata gibi adlarla anılan Dede Korkut'un yaşadığı
dönemle ilgili kesin bir bilgi yoktur. Oğuzların akıl hocası,
bilge bir kişi olan Dede Korkut'un 100 ya da 295 yıl yaşadığı
söylenir. Her öykünün sonunda kopuzuyla ortaya çıkar. Oğuz
beylerine öğütler verir, dualar okur ve şiirler söyler. |
 |
DÜRDANE
HANIM - Ahmet Mithat Efendi
208 sayfa , ISBN
: 975-9099-71-3
Ahmet
Mithat Efendi, romanlarında Türkiye'deki batılılaşma sürecinin
toplum yaşamı üzerindeki etkilerini irdeler. Kadın erkek
eşitsizliğine değinir. Toplumda değişmesini istediği düşünce ve
yaşam biçimlerini açıkça ortaya koyar. Batılılaşmanın etkisiyle
toplum yaşamında değişen ve gittikçe daha karmaşık duruma gelen
ahlâk değerlerini işler. Dürdane Hanım, bu yapıtlarından en
önemlisidir. |
 |
EVLİYA
ÇELEBİ SEYAHATNAMESİ`NDEN SEÇMELER
288
sayfa , ISBN : 975-9099-47-0
Türk yazınının baş yapıtlarından
biri olan Seyahatname'nin yazan olan Evliya Çelebi'nin tam adı Evliya
Çelebi Bin Derviş Mehmet Zilli'dir. Gezmeye duyduğu ilgi
çocukluğunda dinlediği öykü, söylence ve masallardan
kaynaklanır. Bir gün düşünde Peygamberi gördüğünü, "Şefaat ya
Resulallah!" diyeceğine "Seyahat ya Resulallah!" dediğini, bu
nedenle Peygamberin de ona gönlüne göre gezip görme izni
verdiğini belirtir. |
 |
EYLÜL
- Mehmet Rauf
384 sayfa , ISBN :
975-9099-36-5
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan
beri evlidir. Bir yaz, Boğaziçi'nde, Yeni Mahalle'de küçük bir ev
kiralarlar. Mutludurlar. Süreyya'nın arkadaşı Necip, sık sık gelip
yanlarında konuk olarak kalmaktadır. Necip, Suat'a çok değer vermekte,
ona karşı derin bir saygı beslemektedir. Bu değer veriş ve saygı bir
gün şiddetli bir sevgiye dönüşür. Genç adam, sevgisini içinde
gizlemektedir. Bir gün dayanamaz. |
 |
FALAKA - Ahmet Rasim
128
sayfa , ISBN : 975-9099-44-6
İstanbul Türkçesini büyük bir ustalıkla kullanan Ahmet Rasim'in, yazı
dili ile konuşma dili arasında denge kurulmasında büyük
katkıları olmuştur. "Falaka" adlı yapıtında bir çeşit hoşgörülü
eleştiriye yönelerek mahalle mektepleri ve Darüşşafaka'daki
anılarını anlatmıştır. |
 |
FELATUN BEY İLE RAKIM EFENDİ - Ahmet Mithat Efendi
256 sayfa , ISBN
: 975-9099-38-1
Felatun Bey "alafranga yaşamak için"
Üsküdar'daki bahçeli güzel konağını satıp Tophane'nin Beyoğlu'na
yakın taraflarında bir ev yaptırır. Görünüşte "büyük kalemlerin
birinde" memurdur. Ancak günlerini gezip tozmak ve eğlenmekle
geçirir. Babasının ölümünden sonra payına düşen on altı bin
liralık mirası çarçur ettikten sonra yaşamın zorluğunu anlar. |
 |
GÜLİSTAN - Sadi
272
sayfa , ISBN : 975-9099-39-X
Asıl adı Müşerreffetin Müslihittin
olan Sadi, klasik İran yazınının . en büyük şairlerinden
biridir. Gülistan adlı yapıtında anılarının ve öykülerinin
arasında özdeyişlere, öğütlere, eğlendirici gözlemlere yer
verir. Hükümdarların günden güne değişen tutumlarına göre
davranmak zorunda kalan dervişlerin durumunu karşılaştırır. |
 |
İNTİBAH - Namık Kemal 224 sayfa , ISBN :
975-9099-50-0
Ali Bey, Mahpeyker adında, zamanın
ünlü bir aşiftesiyle tanışır, ona bağlanır. Oğlunu bu korkulu
yoldan çevirmek isteyen annesi, Dilaşup adında bir cariye alır.
Terk edildiğini anlayan Mahpeyker, Ali Bey'den öç almak için,
Dilaşup'a oyun oynar. Ali Bey'i de annesinin ölümüne neden
olacak durumlara sürükler.
|
 |
KARABİBİK - Nabizade Nazım
56 sayfa , ISBN
: 975-9099-45-4
Antalya'nın Kaş İlçesi'nin
Beymelik Köyü'nde, babasından kalma tarlanın dört dönümünü
komşusuna satan Karabibik, kalan sekiz dönümü de Yosturoğlu'na
kaptırmamak için direnmektedir. Yoksa anası küçükken ölmüş,
otuzunu geçkin ve çirkince kızı Huri ile aç kalacaklardır.
Karabibik, o yıl üç ay hasta yatmış, baharda ancak kendine
gelebilmiştir. Kızını, Koca İmam'ın kaynı Sarı İsmail'e
verebilse öküzlerden yararlanabileceğini ummaktadır. |
 |
KELİLE VE DİMNE
- Beydeba
384
sayfa , ISBN : 975-9099-70-5
Kelile ve Dimne'nin, adının Beydeba olduğu
sanılan bir Hintli filozof tarafından M.S. 300 yılında yazıldığı
sanılmaktadır. Kelile ve Dimne, hükümdarlara hükmet dersi verme
amacını taşımaktadır. Çoğunlukla hayvan öykülerinden oluşur. Bu
öykülerin izlerine La Fontaine'den Ezop'a, Nasrettin Hoca'dan
Mevlana'ya kadar her yerde rastlayabiliriz. |
 |
KEREM ile ASLI
176 sayfa , ISBN :
975-9099-68-3
16-17. yüzyılda ortaya
çıktığı öne sürülen bir halk öyküsüdür. Ayrı dinlerden olan iki gencin
acıyla biten aşkını konu edinir. Kerem ile Aslı'nın acıklı öyküsü
zaman içinde öykücü âşıkların da katkısıyla daha da zenginleşmiş,
söylene söylene günümüze kadar ulaşmıştır. Çeşitli ellerden çıkan
yazma ve taş baskıları yüzyıllardır okunmuş, âşıklar tarafından
anlatılmıştır. |
 |
MESNEVİ'DEN
SEÇME ÖYKÜLER -
Mevlana
192
sayfa , ISBN : 975-9099-72-1
Mevlâna'nın temel yapıtı olan
Mesnevi'de mistik öğretiyi fıkralar, özdeyişler, öyküler ve
alegorilerle anlatır. Mevlâna, Mesnevi'sinin yirmi altı bin dizesini
mistiklerin ve kendi izleyicilerinin severek okuduğu şairleri örnek
alarak yazdı. Tasavvuf düşüncesinin 13. yüzyıldaki değişik yönlerini
dile getiren Mesnevi, daldan dala atlayan çağrıştırmalarla okuyanı
etkiler. Böylece toplum yaşamının belli bir dönemine ışık tutar. Kendi
deyişiyle ilahi sevginin deneyimini yansıtır. |
 |
SEÇME ÖYKÜLER -
Ömer Seyfettin
223 sayfa , ISBN
: 975-9099-41-1
Ömer Seyfettin
benzersiz bir biçemle yazdığı öykülerini kişisel deneyimlerine,
tarihsel olaylara ve halk arasındaki geleneklere dayandırmıştır.
Günlük konuşma diliyle yazması öykülerine canlı ve etkileyici
bir nitelik kazandırmıştır. Çok değişik konuları işlediği
yapıtlarında ayrıca yergilere, tartışmalara, komik durumlara ve
toplumsal yorumlara da yer vermiştir. |
 |
SERGÜZEŞT -
Sami Paşazade Sezai
128
sayfa , ISBN : 975-9099-49-7
Dokuz yaşında Kafkasya'dan
kaçırılıp esircilerin eline düşen Dilber, en sonunda Asaf Paşanın konağına satılmıştır. O konakta eğitim
görür, hatta Fransızca öğrenir. Avrupa'da okumuş, ressam, iyi
kalpli bir genç olan Celal, Asaf Paşanın oğludur, Dilber'e aşık
olur. Annesi, bu sevginin farkına varınca, oğlunu bir esir
parçasından kurtarmak ister. |
 |
TALAT İLE FİTNAT'IN AŞKI - Şemsettin Sami 176 sayfa , ISBN :
975-9099-42-X
Babasını
küçükken kaybeden Talat'ı annesi büyütmüştür. Talat on sekizine
gelince bir evin cumbasında gördüğü Fitnat'a aşık olur. Kadın
elbiseleri giyerek kızın evine girer, onunla konuşur. Ancak üvey
babası Fitnat'ı zengin bir adamla evlendirir. Fitnat, evlendiği
Ali Bey'in bir zamanlar annesini terk eden babası olduğunu
öğrenir. |
 |
ZAVALLI NECDET - Safvet
Nezihi 256
sayfa , ISBN : 975-9099-69-1
Asıl adı Ömer Lütfü olan Safvet Nezihi, Zavallı Necdet'te batılı yaşam
biçimine özenen varlıklı bir çevrede geçen üçlü aşk ilişkisini
ele alır. Bu ilişkiyi başarılı bir biçimde işler. Aşırı duygusal
nitelik taşıyan bu yapıt yayımlandığı dönemde büyük bir ilgi
görmüş, halkın elinden düşmemiştir. |
 |
ZEHRA
- Nabizade Nazım
208 sayfa , ISBN :
975-9099-46-2
Asmaaltı
Çarşısı'nda bir mağazası olan tüccar Şevket Efendi, on yedi
yaşlarındaki kıskanç yaradılışlı kızı Zehra'yı, katibi Suphi ile
evlendirmiştir. Yeni evliler, bir süre Üsküdar'ın arkalarına
düşen Bulgurlu'da bir köşkte mutlu yaşarlar. Ancak Zehra'nın
huysuzluk ve kıskançlıkları başlar. |
|
|