BEKİR YILDIZ KİTAPLARI

AİLE SAVAŞLARI       144 sayfa , ISBN : 975-9099-84-5

Beyaz Türkü'sünü bitiren .  Güzel insan, kitaplarını bırakıp gitti. Kalemi parmaklarını arıyor. 'Kara Çarşaflı Gelin', 'Bedrana' 'Sahipsizler', 'Harran' ağlıyor. Bekir Yıldız 'Verilmemiş Hakların Alacakları' için yazdı.
Bekir Yıldız yazınca. Haksız müruru zamana uğratılmazdı.
Gitti Bekir Yıldız. Harran artık karanlık ve yalnız.
Mehmet Cemil Uğurlu

ALMAN EKMEĞİ     96 sayfa , ISBN : 975-9099-85-3

Sınırlarının mayınlarla, insanlarının ağa ve jandarma korkusuyla çevrili olduğu bir kentte doğdu Bekir Yıldız. Yalnız doğduğu kentin değil, aynı yazgıyı paylaşan tüm doğu insanının sorunlarını, yüzündeki şark çıbanı gibi yüreğinde taşıdı. Alman ekmeğinin acısını tadıp, emeğin yanında ve aydınlanma mücadelesinin içinde yer aldı. Tanıklıklarını ve yaşadıklarını, öykülerinin temel taşları olarak kullandı. Dünyamıza, zaman aralığından bir Bekir Yıldız ağdı. Edebiyata kendi sesini armağan edip, yıldızıyla buluştu. Güngör Gençay

BEYAZ TÜRKÜ     80 sayfa , ISBN : 975-9099-86-1

Urfalıydı... Emekçiydi... Durgundu, sessizdi, gizemliydi, saygılıydı, saygındı; eski çağlarda Anadolu'nun bir kayasına mı yontulmuştu yüzü? Bakışlarında gözsüz bir heykelin derinliği mi vardı? Gözlem gücüne ne diyelim? Emekçinin çilesinde yazgısını örerek yükselenlere özgü bilincin sessizliğiyle donanmıştı.
Edebiyatımızdan bir yıldız kaydı: Bekir Yıldız... Yıldız'ın yapıtları edebiyatımızın yüzünde gül yaprağı gibi açılmış şark çıbanıdır.... Öyle bir yara ki... Hem yakışıyor... Hem izi silinmeyecek.
İlhan Selçuk

BOZKIR GELİNİ     103 sayfa , ISBN : 975-9099-87-X

Bekir Yıldız çağdaş simgelerle anlatır anlatacağını... Ama bir Güneydoğu Anadolu biçeminde.... Söylencesiyle, sertliğiyle hem de kabuğunun altındaki sevecenliğiyle...

Cengiz Bektaş

DARBE     136 sayfa , ISBN : 975-7037-01-X

Bekir Yıldız, yalnızca kırsal kesimin içinde bulunduğu koşulları, iş sorunlarını değil; büyük kentlerdeki, Almanya'daki yaşam koşullarını da en gerçekçi biçimde sorgulayan yazar oldu. Keskin gözlem yeteneği, betimleme gücü, sert, etkin anlatımı adını hızla yaygınlaştırdı. Ödüllerinden biri 1990 Milliyet Yayınları Roman Ödülü'dür. 'Darbe' adlı yapıtıyla kazandı. Vedat Günyol, Oktay Akbal, Mehmet Başaran, Talip Apaydın, Şükran Kurdakul, İlhami Sosyal, Hikmet Altınkaynak'tan oluşan seçici kurul,1989'da yayımlanmış olan romanlar arasında Bekir Yıldız'ın 'Darbe'sini en gerçekçi ve en güzel yapıt olduğu için oybirliğiyle bu ödüle değer gördü. Hikmet Altınkaynak

DEMİR BEBEK     84 sayfa , ISBN : 975-9099-89-6

Yurdumuzun yazın haritamıza girmeye başladığı yılların yazarıydı Bekir Yıldız. Usta bir öykücüydü. Güneydoğu Anadolu'yu, inanını, doğasını onunla tanıdık. Afrikamızı keşfeder gibi çarpıldık oranın gerçekleriyle, insanlarıyla. Gözlerini açıyor, silkeliyordu okurlarını, Yıldız, toplumcu-gerçekçi bir yazardı. Bekir Yıldız'ı yitirdik. Yapıtları yaşayacak, yapıtları konuşacak gayrı. Taşıma suyla imgesel değirmen döndürme yerine, kendi toprağının suyuyla ürününü yetiştiren, ununu öğüten, o unla doyurucu somunlar pişiren Yıldız, unutulmayacak elbet. Mehmet Başaran

DÜNYADAN BİR ATLI GEÇTİ     80 sayfa , ISBN : 975-9099-90-X

Öykücülüğümüzde başlı başına bir çizgi oluşturan Bekir Yıldız'ın Güneydoğu-Almanya-Kent ekseninde yazdığı öyküleriyle 'yeni' / 'farklı' bir öykücü kimliği çağdaş Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Onun tanıklığı salt bir değişim dönemini yansıtma adına değildir. Öykücülüğümüzdeki zenginleşme/süreklilik boyutlarının bugünün yazarını/öykücüsünü hangi kanallara yönelttiğini göstermesi açısından da başka bir tanıklığı içermektedir. Feridun Andaç

EVLİLİK ŞİRKETİ     87 sayfa , ISBN : 975-9099-92-6

Bekir Yıldız toplumcu-gerçekçi edebiyatımızın en seçkin ve en özgün ustalarındandır. Ömer Seyfettin'le başlayıp Sabahattin Ali'de doruğa ulaşan kısa ve çarpıcı öykü türünün 20. yüzyılın son çeyreğindeki en önemli temsilcisidir. 'Kaçakçı Şahan', 'Bedrana', 'Reşo Ağa' gibi öyküleri, kendi türlerinde, sadece bizim edebiyatımızın değil bütün bir dünya edebiyatının en değerli ürünlerindendir. Bir ucu Güneydoğu Anadolu'da ırgat, bir ucu yabancı ülkelerde işçi Türkiye insanının baş döndürücü serüveni Bekir Yıldız'ın öykü ve anlatılarında en güçlü ve etkileyici anlatımını bulmuştur. 'Halkalı Köle' ve bu romanını izleyen başkaca yapıtlarında da 'aile' ve 'evlilik' sorunlarını açık yüreklilikle irdeleyen çağdaş bir yazar ve düşünür kimliği ile bir başka çığır açmıştır. Ataol Behramoğlu

HALKALI KÖLE     160 sayfa , ISBN : 975-9099-91-8

Bekir Yıldız'ın yazınımıza getirdiği yenilik bakış açısıdır. İçinden geldiği bölgeyi Avrupa'nın, gurbetçi işçi olarak yaşadığı Avrupa'yı Güneydoğu Anadolu'nun bakış açısıyla irdeleyerek yazmıştır. Bu bakış açısı trajikle komiği birleştiren insani bakış açısıdır. Öyküye sahicilik kazandırır. Geleneksel evlilik kurumunun kağşamış, yıpranmış kurallarını sarsan anlatıları da, hem edebiyat hem de toplumbilimsel açıdan önemlidir. Sennur Sezer

HARRAN    95 sayfa , ISBN : 975-9099-93-4

Hikayeciliğimizde 70'li yıllar, etkili biçimde Bekir Yıldız'ın rüzgarının estiği yıllar oldu. Bekir Yıldız hikayesinin iki ucu vardı: Güneydoğu Anadolu'nun, özellikle de Urfa-Diyarbakır yöresinin ağa-aşiret-töre üçgeni içindeki sert, acımasız, dolayısıyla da sarsıcı insan ilişkileri ustalıklı bir kurguyla bir uçtan hikayemize taşınırken; kapitalist bir ekonominin pençesinde yabancılaşan Türkiye insanının dramı yine çarpıcı tablolar halinde hikaye ediliyordu.
Yazık ki erkence bir vakitte nokta koydu kendi hikayesine... Hak etmediği bir ilgisizliğe terk ediliş gibiydi. Otuz yıl öncesinin bu özgün ve öfkeli kalemini, bugünün okurları ilgiyle okuyacaktır sanırım. Necati Güngör

KAÇAKÇI ŞAHAN    80 sayfa , ISBN : 975-9099-98-5

Kaçakçı Şahan 'insanlığı eğiten kitaplar' arasında sayılmalı. Bu başlık çok büyük bir değer, edebiyat ölçütlerini de aşıyor. Unesco bu başlık altında evrensel kitaplıklardan birini yaptı; 100 kitaplık bir liste yayınlandı. Bu listede Bekir Yıldız'ın Kaçakçı Şahan'ını görseydim benim için büyük bir sürpriz olmazdı, onu düşündüm. Bu sayının katlarında ise, neden yok, diye öfkeye kapılır, hüzünlenirdim. Kaçakçı Şahan, özgün, başarılı bir öykü kitabı. 'Memleket hikayeciliği' ile başlayan çağdaş Anadolu hikayeciliğinin kilometre taşlarından biri. Bunlar doğru ama bir şey ifade etmiyor, çok da genel. Sözlü edebiyat ile sinema sanatına dayalı modern anlatım bir arada. O zaman da Bekir Yıldız'ın gerçekliği ayrı bir tarz olarak seçiliverdi. Kimin aklına gelir, cümle ve görüntü, böyle bir sinerji. Cümle ve görüntü; otantik olan ile modern teknik.... Adnan Özer

KARA VAGON    143 sayfa , ISBN : 975-9099-94-2

Öykücülüğümüzün kilometre taşlarından birisi de tartışmasız Bekir Yıldız'dır. Bana sorarsanız, Sabahattin Ali'den sonra en büyüğüdür. O, İstanbul'a sıkışıp kalmış edebiyatın yönünü ciddi biçimde Anadolu'ya çevirenlerdendir. Dünyada birçok ilki bağrında barındırmış Mezopotamya'nın bize kapalı tutulan edebiyat kapısını Harran'dan girerek yine Yıldız aralamıştır. El değmemiş efsanelerin unutturulmuş güzelliklerin, insanın kaldıramayacağı kadar yoğun acıların üzerindeki tozu pası temizleyerek gün ışığına o çıkarmıştır. Elinin kınası solmamış çocuk yaştaki eşini, dil döküp ikna ederek, kendi boynuna kendi eliyle ipini geçirterek namusunu temizlediğini sanan erkeğin, töreler önündeki çaresizliğini, kimse onun kadar inandırıcı yazamazdı... Hasan Kıyafet

KERBELA    384 sayfa , ISBN : 975-9099-70-5

Hazırlanıyor...

MAHŞERİN İNSANLARI    119 sayfa , ISBN : 975-9099-97-7    

Bekir Yıldız, edebiyatımızda Suat Derviş, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal gibi ustaların temellendirdiği toplumcu-gerçekçi geleneğe yeni bir pencere açmıştı. Heyecanlı, hatta sinirli bir yapısı vardı. Ona ters gelen her şeye şiddetle karşı çıkardı. Ne aldığı ödüller, ne gördüğü ilgi onu mutlu etmeye yetiyordu.1998 yılında altmış beş yaşında yitirdiğimiz hemşerim, dostum, arkadaşım Bekir Yıldız'ı sevgiyle anarken, o güzelim öykülerin bir an önce yeni kuşaklarla kucaklaşmasını diliyorum. Aydın Hatipoğlu

REŞO AĞA    95 sayfa , ISBN : 975-9099-99-3    

 Bekir Yıldız, öyküleriyle romanlarında çarpıcı gerçeklere yer vererek Güneydoğu insanının ezilişini, kadınların da özellikle geleneklerle göreneklerin baskısından doğan kara yazgısını gözler önüne sermiştir. Aynı insanların Almanya'ya göçüşlerinde işçi olarak ezilip sömürülüşlerini, yabancı ülkeyle kent yaşamına ayak uyduramayışlarının çelişkilerini anlatarak hem konu, hem içerik, hem de dili ve kendine özgü anlatımıyla biçimsel açıdan yeni bir açılımla öykücülüğümüze bir gelişme kazandırmıştır. Adnan Özyalçıner

RÖPORTAJLAR     248 sayfa , ISBN : 975-9099-96-9

Bekir Yıldız'la tanıştığımda lise ikinci sınıf öğrencisiydim. Edebiyat dersi dönem ödevi olarak onunla söyleşi yapmıştım. Cağaloğlu'nun arka sokaklarında küçük bir matbaa işletiyordu: Asya Matbaası... Bir saati aşan konuşma boyunca sigarasını hiç söndürmediğini anımsıyorum. Sık sık da sesinin öfke tonunda yükseldiğini. Birileriyle kavga ediyor, birilerine laf anlatmaya çalışıyor gibiydi. Söyleşiyi ben yapıyordum ama sanki kürsüdeymiş, karşısında kalabalıklar varmış gibi konuşuyordu... Zeki Coşkun

SAHİPSİZLER    88 sayfa , ISBN : 994-4942-00-6

Bekir Yıldız, toplumcu-gerçekçi yazınımızın önemli adlarından birisi. Özellikle Güneydoğu Anadolu'da çağdışı bir yaşam süren yoksul halkın sorunlarını otuz-kırk yıl tüm çıplaklığı ile ortaya serdi. Çok etkili ve sarsıcı biçimde yazdı. Ama halka uzak yöneticiler tınmadılar. Feodal ağalar, aşiret reisleri, tarikat şeyhleri bugün daha da palazlanmış olarak halkı ezmeyi sürdürüyor.
Bekir Yıldız'ın ta o yıllarda haber verdiği gerçeklerin üstüne gidilseydi, Türkiye bu çağdışı ayıplardan çoktan kurtulmuş olacaktı.
Görevini iyi yapmış bir yazar Bekir Yıldız. Gözleri açan, eleştiren, vurucu ama suya yazılmış yazı gibi, umursanmadı. Bekir Yıldız, Türkiye gerçekleri devam ettikçe, unutulmaz bir yazar olarak kalacaktır.
Talip Apaydın

Yargılayan Zaman İçinden Konuşmalar    136 sayfa , ISBN : 994-4942-02-2

Kitaba neden Yargılayan Zaman İçinden ismini verdim? Yazarlığa başladığım ilk yıldan bugüne kadar yazdıklarımı masanın üzerine koydum. Sonra eleştirileri, soruşturmalara verdiğim yanıtları, konuşmaları birbirinden ayırıp okudum. Geçen zaman karşısında yargılamaya çalıştım kendimi. Açıkçası, başım öne düşmedi. Haklı-haksız yazdıklarım olmuştu kuşkusuz. Ama, genelde utanılacak, hesabı verilemeyecek ikiyüzlülük yapmamıştım hayata karşı. Sonunda sevinerek bu yazıların yayımlanmasına karar verdim. Bekir Yıldız